Okul Müdürlerinin Neden Para Topladığı Ortaya Çıktı
Perşembe, 03 Ocak 2008
Hemen herkes bilir ve hatırlar. Zaten çoğumuz, her ders yılı başında okul yöneticilerinin talepleri doğrultusunda ‘Eğitime Katkı’ adı altında okullara paralar veririz.
Okullara kayıtlar başlayınca Milli Eğitim Bakanı başta olmak üzere diğer tüm yöneticiler, okullara beş kuruş ödenek göndermedikleri halde, “Bu sene öğrenci kayıtları sırasında para alan olursa asarız keseriz” derler.
Bizler yine okullara yeterli ödenek ayrılmadığını bile bile istenilen 50-100 YTL’yi verir, sonra da, alınan para makbuzlu olduğu halde gidip şikayetçi oluruz.
Geçtiğimiz yıl Küçükçekmece’den bir okurum aynı şekilde şikayetçi olmuş ve kendisine, “Sen hiç namaz kıldırdığı için cemaatten para toplayan bir imamı şikayet ettin mi?” diye sorunca şaşırmış ve “Onlar hayır için alıyorlar” demişti.
Ben de camilerin su ve elektrik parası vermediklerini, tüm ihtiyaçlarının cemaat tarafından karşılandığını, imam ve müezzinlerin maaşlarını devletin ödediğini, camilere onarım ve bakım ödeneği verilmesine karşın, cuma ve bayram namazlarında toplanan paraların nerelere gittiğini soran bulunmadığı gibi şikayetçi de olmadığını, bunu doğrulamak için İstanbul Müftülüğü’ne sorduğumu belirtmiştim.
Sonra okulların su elektrik, boya, badana, bakım, onarım, temizlik paralarından başka okul hizmetlileri ile eksik öğretmenlerin maaşlarının da toplanan o paradan karşılandığını anlatınca bana hak vermiş ve okul yöneticilerini şikayet ettiği için pişmanlık duyduğunu anlatmıştı.
İHL’lere ödenek çok diğer okullara para yok
Yukarıdaki dıramatik tabloyu Milli Eğitim Bakanlığı kaynakları ile karşılaştırdığımızda eminim ki, çocuklarımızın okuduğu okullara imkanlarınız ölçüsünde yardım yapmayı bile düşüneceksiniz.
Bakanlığın bütçesine bakıldığında, genel, Anadolu, fen, Anadolu Güzel Sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinden oluşan ve sayısı 2 bin 839 olan, 1 milyon 728 bin 346 öğrencinin öğrenim gördüğü liselere ayırdığı ödeneğin yarısını 455 okulun bulunduğu, 120 bin 668 öğrencinin devam ettiği imam hatip ve Anadolu imam hatip liselerine ayırdığı görülüyor.
Bakanlık 2007 yılında Orta Öğretim Kurumu Genel Müdürlüğü’ne bağlı 2 bin 839 okula yaklaşık 50 milyon YTL ödenek ayırırken, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı 455 okul için de yaklaşık 23 milyon YTL ödenek ayırdığı görülüyor.
Eh şimdi eğri oturup doğru konuşun ve söyleyin bakalım. Çocuklarımız okullara kaydını yaptırırken kıyametler kopartılan ve gönüllülük esasına dayanan o paraları neden istiyorlarmış anladınız mı?
Bu tabloya göre, “Adam sen de din üzerine eğitim yapan okullardakiler zorluk çekmesin de, diğerleri varsın ne yaparsa yapsın. Onlara ayırdığımız bu para bile çok” denilir gibi bir ses duyup duymadığınızı merak ediyorum.
Polisin kuş uçurtmaması iyi de...
Yılbaşı gecesi polis İstanbul’da kuş uçurtmadı. Hangi yönden nereye giderseniz gidin, gece yarısından sonra alkol kontrolü uygulandı. Hem de öylesine sıkı bir şekilde uygulandı ki; bütün ekiplerin uygulama alanı alkollü içki satılan yerlerin çıkışındaydı.
Belediye zabıtaları sanki koskoca bir yılı çuvala koymuşcasına restoran, fırın, pastahane ve benzeri yerlerle eğlence yerlerine baskın üzerine baskın yaptılar.
Maliyecilere bakınca eğlence yerleri o gece kazandığı parayı hemen kaçıracakmışcasına denetim üstüne denetim yaptılar.
Asayiş ekipleri özellikle eğlence yerlerine ve kahvehanelere baskınlar düzenleyip kimlik topladılar ve sonrasında GBT yaptılar. Bu yazı yazılırken İstanbul Emniyet Müdürü veya Sn. Valimiz bir açıklama yapmadığı için kaç kanun kaçağı yakalandı, kaç kişiye alkolden dolayı ceza kesildi, ne kadar ehliyete el konuldu bilmiyorum.
Bütün bunları yapan polisimizi elbette takdir etmek gerekir. İçimizde dolaşan ve bir yerlerden aldıkları emirle vatandaşın canına ve malına zarar veren teröristler böyle bir uygulama yapılmazsa nasıl yakalanacaklar?
Bu uygulamalarla ilgili bazı okurlarım dikkati başka bir yere çekiyor. Bilindiği gibi, “Yılbaşı Hırıstiyan işidir. Müslümanlıkla bağdaşmaz. Kutlayanlar günahkârdır” denilen bildiriler dağıtıldı. Alternatif kutlamalar yapıldı.
Okurlarımın aklımıza, “Polisimizin büyük bir bölümünün Fethullahçı olduğu iddia edildiğine göre, alkol kontrolüne bunun için mi çok önem verildi gibi bir fikir geliyor” diyorlar.
Tarihte bugün
1523: Kanuni Sultan Süleyman döneminde Rodos adası feth edildi.
1924: Hafta Tatili Hakkında Kanun, TBMM’nde kabul edildi.
1936: Soyadı Kanunu yürürlüğe
girdi.
1944: Karne ile çay dağıtımına başlandı. Halka iki aylık istihkak olarak 20 gram çay verildiği kaydedildi.
1974: Yaklaşık 50 yıldır fiyatı yükselmeyen tuza zam yapıldı. Sofra tuzunun kilosu 150 kuruşa yükseldi.
1975: TRT, TRT1, TRT2 ve TRT3 adıyla, üç koldan yayın yapmaya başladı.
1977: Kapıcıların sekiz saat çalışacağı açıklandı.
1978: Bülent Ecevit, Güneş Otel toplantısından sonra hükümeti kurdu, CHP dışında kendini destekleyen herkese birer bakanlık verdi.
1980: Ordu, hükümete uyarı mektubu verdi.
02.01.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır