|
Ormanlarımızı talancılara satamazsınız,sattırmayız! |
|
|
|
|
Salı, 20 Kasım 2007 |
Çeşitli yasal boşluklardan yararlanıp, özellikle İstanbul ve çevresindeki ormanlarla diğer ormanların talan edildiği dönemlerde, orman arazisini işgal edenler veya oralara yapı yapanlara işgal ettikleri yerleri satmayı amaçlayan ve 2/B denilen yasanın TBMM’den geçmemesi için tepkiler sürüyor.
Yasanın böyle geçmesi halinde “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” diyenlerin haklı çıkacağı, suç işleyen talancıların ettiklerinin yanlarına kalacağı hatta aklanacakları belirtiliyor.
Ormanların işgal edilmesiyle gerek yapılaşma gerekse üzerinde yapılan başka iş ve işlemler nedeniyle orman olma özelliğini kaybetmiş sayılan arazilerin satışını getiren yasa TBMM’den geçtiği takdirde, orman içlerine, baraj kenarlarına, dağlara kimlerin ev ve villalarla oteller yaptığını düşünürseniz kimlerin abat olacağını görürsünüz.
Bu durumun orman talanlarını sürdürüceğini ve ülkemizin akciğeri sayılan ormanların özellikle sahil kesimlerinde yok olacağını savunan TEMA gönüllüleri herkesi bu kampanyaya katılmaya, dolayısıyla ormanları sattırmamak için birlik çağrısı yapıyorlar.
TEMA Vakfı, 2/B orman alanlarının satılmaması ve aynı sorunun tekrar yaşanmaması için “Bir imzaya karşı bir milyon imza” sloganlı bir kampanya başlattı. Erozyonla Mücadele Haftası’nın biteceği 25 Kasım’a kadar ülkemizin 72 ili ile 22 ilçesinde TEMA Gönüllüleri tarafından 94 noktada imza standları açılacak. Böylece bir oldu bittiye getirilerek ormanlarımızı birilerine peşkeş çekmek isteyen zihniyet ve uygulamanın karşısında durulacak.
Erozyonla Mücadele Haftası’nın başladığı gün Taksim, Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Avcılar Meydanları ile Haydarpaşa Garı’nda başlatılan imza kampanyasına on binlerce İstanbullu işgal edilmiş olan ormanların satılmaması için başlatılan kampanyaya imzaları ile destek verdi.
“Hepimize ait ormanlarımızı çalanları, işgal edenleri bugün affedersek hangi yüzle ‘Adalet mülkün temelidir’ deriz” diyen vakfın kurucusu ve Onursal Başkanı Hayrettin Karaca, “Bana bir milyon imza verin bir ağacı dahi yok ettirmem. Bir karış ormanı dahi sattırmam” diyor.
Ben ülkemi ve güzelliklerini seviyorum. Bu nedenle bu kampanyayı yürükten destekliyorum. Bir ağacımız yandığında nasıl ki ciğerim yanıyorsa o ağaçların yetiştiği ormanların satılması da ciğerimi yakar. Bu nedenle başlatılan imza kampanyasının kısa sürede milyon değil milyonlara ulaşması için gelin hep beraber olalım ve ormanlarımızı sattırmayalım, talan ettirmeyelim ve edenlerin yanına koymayalım diyorum.
Buruk Öğretmenler Günü
22 Ağustos tarihinden bu yana atanmayı bekleyen sınıf öğretmeni adaylarından biriyim. KPSS’de 82 puan almama rağmen atanamadım. O gün bugündür ha bu gün ha yarın diyerek bekliyorum. Ekim, kasım derken şimdide aralığaa sarktı gibi laflar duyuyor ve üzülüyorum. Mesleğine âşık biri olarak bu stresi taşıyamıyorum. Şimdi bütçe açığı bahanesiyle sanki 2008 yılına kalacağımız gibi bir his var içimde. Bizler atama, öğrenciler öğretmen bekliyor. Ülkemin 180 bin öğretmene ihtiyacı var. Çocuklar eğitimsiz kalsın diyorsanız diyecek bir şeyimiz yok. Bu gidişle bu yıl da Öğretmenler Günü’ne yine buruk gireceğiz. Çocukların cahil kalmasını istiyorsanız onu da sizler bilirsiniz. Pınar Özcanlı
Tarihte bugün
2003: İstanbul’da bombalı saldırılar haftasının acıları unutulmuyor. İlk hedef 15 Kasım sabahı Neveşalom ve Beth İsrail sinagoglarına bombalı saldırı düzenlendi. Arkasından 20 Kasım günü, İngiltere Başkonsolosluğu ile HSBC Bank Genel Müdürlüğü’ne düzenlenen saldırılar sonrasında teröristler dahil 62 kişi öldü, 718 kişi yaralandı.
1961: Türkiye’de ilk koalisyon hükümeti, Başbakan İsmet İnönü tarafından AP ve CHP’li bakanlarla kuruldu.
1979: SBF. Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Doğanay öldürüldü.
Mesaj panosu
Sessiz lanetleme
TERÖRÜ lanetlemek, sesimizi duyurmak, hainlere destek olanları kınamak ve dünyaya haykırmak için; bir gün sessiz kalmayı öneriyorum.
Biz nüfus sayımlarında eve kapatılmaya alışık olduğumuza göre, bir gün aynı şeyi biz yapalım. Çevremizdekilerle sohbet edip dostluklarımızı pekiştirelim.
Sokalarda in cin top oynasın. Şehirlerimiz ölü bir kent havasına bürünsün. Resmi ve görevli araçlar dışında hiç kimse aracını kullanmasın. Genç yaşta vatan için üzerlerine kara toprak örtülen ve bir daha geri gelmesi mümkün olmayan gençlerimiz, evlatlarımız için bir gün evde kalmak zor olmasa gerek.
Böylece terörü, iç ve dış mihrakları lanetlediğimizi dünyaya sessizlikle duyurmuş oluruz. Var mısınız? Yusuf Nufel
20.11.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 42 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |