|
Parti Kapatmaktansa Dokunulmazlıklar Kaldırılsın |
|
|
|
|
Çarşamba, 21 Kasım 2007 |
Son zamanlarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın, Demokrat Toplum Partisi (DTP)’ nin kapatılması için açtığı dava ülke gündemine yerleşti. Cumhuriyet Başsavcısı elbette görevini yapacak. Cumhuriyete ve ülke bütünlüğüne yönelik bir suç işleniyorsa onun engellenmesi için hukuken yapılması gereken suçlunun ihbar edilip faaliyetinin menedillmesi gerekir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da bunu yapıyor ve doğrusu bu.
Ancak bu olay üzerine geri dönüp yıllarca geriye giderek baktığımızda ülkemizin kapatılan parti çöplüğüne döndüğünü görürüz. Bu durum demokratik teammüllere uygun değildir.
Dava neden açılıyor diye feryat edenler söylemlerine baksalar bu meseleler olmayacak ama, ne yapalım adında ‘Demokratlık’ olan parti, tüm demokratik haklarını tepe tepe kullandığı halde çıkıp ayrıca daha fazla demokrasi isterse ne yaparsınız.
Kapatma gerekçeleri
Şimdi hafızamızı yoklayalım bakalım ne demişler;
“Kimse bize kardeşlerimiz için terörist dedirtemez” diyor DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel.
“1999’da Kürtlerin beyninde ve yüreklerinde siyasi bir deprem oldu. Lider Türkiye’ye teslim edildi” diyor ve daha birçok şeyler söylüyor. Milletvekili emekli maaşı ile geçinen Leyla Zana.
“Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununa demokratik çözüm yaklaşımı son derece belirleyicidir” deniliyor DTP’nin Diyarbakır’da düzenlediği kongrenin sonuç bildirgesinde.
“Bizden PKK’yı terörist ilan etmemizi istiyorlar. Biz kendimize küfredemeyiz” diyor DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız.
Daha önce terör örgütünün yerini bilmediklerini belirten Ahmet Türk, kaçırılan askerlerin teröristler tarafından DTP Milletvekilleri Osman Özçelik, Aysel Tuğluk ve Fatma Kurtulan’a tesilm edildikten sonra, “Bize teşekkür edeceklerine bizi infaz ediyorlar” diyerek, PKK’yı kınarsak etkinliklerinin kaybolacağını belirtmesi.
Adada yatan terörist başının avukatlığını yaparken onun söylediklerini kamuoyuna sızdırarak suç işleyen Ayla Akad Ata ile Aysel Tuğluk’un milletvekili seçilmesi.
Her fırsatta ülkemiz aleyhine yayın yapan ROJ TV’ nin kapatılmaması için Hollanda Başbakan’ına mektup yazan DTP’li Belediye Başkanlarının durumu.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in, “Burası başka bir kale. Hep fethedilmeye çalışılıyor ama bunu yapamazsanız. Dimdik ayaktayız” anlamına gelen bir şeyler söylemesi.
Kayapınar Belediyesi’nin elips şeklinde yaptırdığı ve sözde Kürdistan’a benzetip yine sözde bayrak rengine boyatması.
Bu ve benzer sözleri alabildiğince uzatmak mümkün. Tüm bunlar parti kapatmaya yeter mi bilinmez. O dava dosyasında kim bilir neler var neler.
Kaderleri aynı
Ancak geçmişe dönüp baktığımızda neler var neler. En çok da şu anda Parlamento’da bulunan iki partinin kökleri için dava açılmış.
İktidar partisi olan ve yüzde 47 oy alan AKP’ni köküne indiğimizde, Milli Nizam Partisi. Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi, Cumhuriyete ve rejime yönelik hareketleri ve anayasaya uymadıkları gerekçesiyle sırasıyla kapatılmış ve yerine yeni partiler kurulmuş. Bu silsilenin en son kurulan partisi olan AKP bugün ülkemizde yüzde 47 oyla iktidar.
Şimdi DTP’nin geçmişine bakalım. HEP, ÖZDEP, DEP, DEHAP ve DTP. Dinci gerekçeleriyle kapatılan silsilenin beşinci partisi ülkemizde iktidar. Kürtçü, gerekçesi ile kapatılan partiler silsilesinin beşincisi günümüz parlamentosunda grup kurmuş durumda. Ne kadar ilginç bir benzerlik var değil mi?
Buradan şu çıkıyor. Ülkemizde yasaklı zihniyet ve parti kapatmak caydırıcı olmuyor. Bilakis oraya yönelmeler daha çok oluyor. Zaten her insanın ruhunda yasaklara karşı bir isyan ve onu delme arzusu vardır. Bu ülkemizde de böyle olmuştur.
O zaman demokrasinin gereği olan partileri kapatacağımıza hep gündeme getirilen ama bir türlü gerçekleştirilemeyen dokunulmazlıkların kaldırılmasının şimdi tam zamanıdır.
Partileri kapatacağınıza milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırın. O zaman hukuk devleti olduğumuza göre Cumhuriyet Savcılarımız suç işleyen her vatandaşa yaptıklarını sayın milletvekillerine de yapsın ve yargılayıp haklarında dava açsınlar. Şimdi DTP kapatılırsa yarı doğmuş bir güneş simgesi ile Özgür Toplum Partisi stepne olarak bekliyor. Ayrıca bilenler bilir bir ağaç budanırsa o ağaç bir yıl sonra daha genç dallarla daha da gür olarak yeniden filizlenir.
Evet yüce parlamentomuz dokunulmazlıkları kaldırsın. Savcılarımız, suç işleyen kim olursa olsun çağırsın ifadesini alıp hesabını sorsun.
Bu duruma CHP çoktan razı da, Ağar’dan sonra Kürtlere düzova siyasetini hatırlatan Başbakan ve partisi ne der bilmem.
21.11.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (5) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 48 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |