|
Perşembe, 03 Ocak 2008 |
Gün geçmiyor ki akla hayale gelmedik bir olayla karşılaşmayalım. Benim vatandaşlarım, Tanrı’nın onlara verdiği aklı neden aile, ülke ve millet menfaatine değil de, yalan, dolan ve sahtekârlığa kullanırlar, anlamak mümkün değil.
Telefonlarınız her an çalabilir ve 0544 487 28 91 nolu ya da benzer başka bir numaradan, biri size, “Ben polis memuru Ender. Sizin telefonunuzdan sağa sola küfür ve hakaret içeren mesajlar geliyormuş. Bununla ilgili şikayetler aldık. Şimdi telefonunuzdan beni ararsanız takibe alıp, telefonunuzu internet ortamında kullanarak mesaj gönderen kişiyi bulacağız, size gelmesi muhtemel olan ağır fatura ve cezai müeyyideden kurtaracağız” derse ne yaparsınız?
Büyük bir ihtimalle önce gelecek fatura ve cezayı düşünür, sonra karşınızdakinin polis olması nedeniyle hemen verilen telefonu arar ve, “Böyle şey olur mu memur bey. Ben tanımadığım kişilere hakaret ve küfür içeren mesaj neden çekeyim. Ayrıca ben telefonumdan masaj çekmesini bile bilmem” filan dersiniz.
Adı bende saklı olan okurum da yukarıda verdiğim telefondan aranmış ve karşı aramadan sonra aynen onları söylemiş. Sonra durumu bana aktardı ve ilgili numarayı aradım.
Telefonu açtığında, “Ben Komiser Ender” dedi. Durumu anlattım. “Efendim o arkadaş ya da siz 0532’li bir hattan ararsanız konuyu hallederiz” dedi. Kendisine nerede görevli olduğunu sorduğumda, “Çankaya Karakolu” dedi. “Oranın telefonunu ver daha detaylı konuşalım” dedim. Sanki gizli ve bulunmaz bir numaraymış gibi “Veremem efendim” dedi.
Polis ya da
savcılara
ihbar
Kendimi tanıttım. Polis olmadığını ve adının Mehmet Kosovalı olduğunu söyledi. Böyle davranınca bende dolandırıcı olduğu kanaati güçlendi. Olay hakkında bilgi sahibi olmak için ilgili birimlerin teknik servislerini arayıp durumu sordum. Aldığım cevap karşısında şoke oldum diyebilirim.
“Evet efendim, bazı şahıslar bu tür aramalarla telefonla arandığında telefonları internet ortamına bağlanıp, sırf oyalamak için bazı bilgiler soruyor ve beklemede kalın deniliyor. O sırada ve daha sonrasında sizin telefonunuz üzerinden ya 900’lü hatlarla ya da yurtdışı ile görüşmeler yapılıyor. Dolayısıyla faturalar size geldiği için bu yolla dolandırılıyorsunuz” dediler.
Durum aynen böyle... Şimdi iş polisimizle cumhuriyet savcılarımıza düşüyor. 0544 487 28 91 nolu telefonu kullanan şahıs bulunup, ne yaptığı, kimleri dolandırdığı bir güzel sorulmalı, vatandaş rahatlatılmalıdır.
Okurlarım da artık kıssadan hisse kaparak bu tür telefonlar gelince gereken cevabı vermeliler.
Faturalar çıldırtıyor
Söz telefondan açılmışken, 4. Levent’ten yazan okurum Selahattin Coşkun’un telefon faturalarından şikayetine bir göz atalım.
Selahattin Bey haklı olarak kazançlı kuruluşlarımız arasında olan Telekom’un
özelleştirilmesini eleştirip, gelen faturaların çok yüksek olduğunu, çağımızda çok önemli olan bu aleti kullanıp kullanmamakta tereddüt yaşadığını, bu duruma bir çare bulunmasını istiyor.
Evet faturalara bakıldığında konuşma ücretinizden daha fazla vergi ödediğiniz hemen ortaya çıkıyor. Teknolojinin çağ atladığı günümüzde, tüm telefon firmaları birbirleri ile yarışırken ne oluyorsa biz tüketicilere oluyor. Firmalar tüketicilerin birbiri ile konuşması için cazip promosyonlar sunar ve insanları teşvik ederken bir yandan da kazıklanmalarına sebep oluyorlar.
Bu örneği netleştirmek için kendi telefonlarımı örnek vermek istiyorum. Yazlık telefonum şu sıralarda kullanılmadığı için, aylık ücret, 6.69 YTL, KDV 1.20, ÖİV 1.00, yine neden olduğu belli olmayan önceki aydan devir 0.12 gelecek aya devir 0.01 ve benim ödediğim 9.YTL.
Dikkat ederseniz telefon faturasında bir kuruş görüşme ücreti olmadığı halde ben ilgili kuruma ve devlete haraç ödüyorum.
Ev telefonumun dökümüne bakalım.
Aylık/yıllık ücret 10.64 YTL. Görüşme ücreti 16.65, KDV 4.91, ÖİV 4.09. Toplam ödediğim 36.25 YTL.
Yani 16.65 YTL’lik görüşme yapıyor ve 36.25 YTL ödüyorum. Cep telefonumdaki durum ise şöyle: Kullanım ücreti 101.29 ödediğim 156.40 YTL.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bu doğrudan ya da dolaylı soygun değil de nedir?
Sayın Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan bizi aydınlatırsa cevap bekleyen okurlarım gibi ben de memnun olurum.
Tarihte bugün
1908: Sicilya Messina’da 7.5 büyüklüğünde deprem: 70 bin kişi öldü.
1938: Hasan Ali Yücel, Milli Eğitim Bakanlığı’na getirildi.
1995: Yargıtay, 12 Eylül’den sonra açılan 359 sanıklı Devrimci-Yol davasında verilen kararı onayladı.
1996: Erzurum Palandöken’de çığ düşmesi sonucu altı çocuk kayakçı öldü.
1997: Ankara Metrosu açıldı.
28.12.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (10) | Görüntüleme sayısı: 73 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |