Haydi hayırlısı. Ülkemiz, başta ABD olmak üzere, AB ve diğerlerinin hükümetimize verdiği talimatlar doğrultusunda Atatürk ilkelerini yok etmeye başladı. Büyük tartışmalara yol açan ve bundan sonra da açmaya devam edecek, yine birtakım dahili ve harici bedhahların teşviki ile belki de çatışmaya dönüşebilecek türban, hayırlara vesile olmak üzere kabul edildi. Böylece bazılarına göre İslam’ın soğuğu, sıcağı, serti, karlısı, buzlusu olmayacağı gibi ılımlı İslam yoluna da, şimdilik “Kanlı mı, kansız mı” denildiği gibi, ‘Türbancıların ve Urgancıların’ desteği ve işbirliği ile ılımlı olmaya başladık. Bakalım gelecek ne gösterecek?..
Aynı saatlerde dışarıda halk “Hayır” diye feryat ederken,TBMM’de laikliğin bir bacağının kırıldığı durum oylanarak kabul edildi. 411 milletvekilinin oyu 70 milyonun iradesini belirlemiş oldu.
Şimdi sıra, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında harici bedhahların verdiği veya verecekleri talimatlara geldi. Onlar, Atatürk ilkelerini ve Kemalizmi yok edin. TSK’yı zayıflatın, Ege Ordusu’nu dağıtın, Yunan ve Bulgaristan’a komşu olan Edirne ve Kırklareli’ndeki askeri birlikleri çekin, KKTC’yi gözden çıkarın ya da karışmayın gibi talimatlar vermişti.
Şimdi, ABD’ de yayınlanan ve zamanla karşımıza çıkan o iğrenç haritada belirtildiği üzere, Kürtlere fedaral bölgesel yönetim verilmeli. Ermenistan sınırlarını genişletme projeleri talepleri ile Alevileri azınlık sayma talepleri gelebilir.
Bunlar karşısında el ele verip güç birliği etmenin tam zamanıdır. Umarım bu fırsatı kaçırmayız.
İlçe ve belde savaşları kızıştı
Kimilerine göre mahalli seçimlerde oy oranını yükseltmek amacıyla, hükümete göre de hizmetin daha iyi gitmesi ve etkinleşmesi için beldelerin ilçe yapılması savaşı oldukça kızıştı.
Eminönü ve Fatih’in birleştirilmesi suriçi olması, eski Bizans’ın bir arada bulunması ve o yarımadanın bütünleştirildikten sonra alınacak önlemler sonrası turizm açısından etkili olacaktır.
Gaziosmanpaşa’nın üçe bölünmesi, Büyükçekmece içinden iki yeni ilçe çıkması ve diğerleri, dediğim gibi değişik yorumlanıyor olsa da bence iyi fikir. Ancak hükümet Anadolu’da ilçe olmak isteyen beldelere ne der onuu bilemem. Sırf İstanbul’da ilçe sayısını çoğaltmanın avantajlarını ve dezavantajlarını iyi değerlendirmek gerekir.
İlçe ve belde kararları alınmadan büyük gerginlik Esenyurt, Bahçeşehir ve Esenkentliler arasında yaşanmaya başlandı. Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, “Esenyurt, Bahçeşehir, Kıraç, Boğazköy ve Ispartakule’yi de sınırlarına alacak ve Esenşehir adı ile yeni ilçe olacak” diyor.
Halen Esenyurt Belediyesi’ne bağlı olan Esenkentlilerin iyi hizmet alamadıkları gerekçesiyle, referandum yaparak katılmak istedikleri Bahçeşehir Belediye Başkanı Kemal Aydın ise, “Esenyurt varsın Kıraç ile Beylikdüzü’nün E-5’ten yukarısını alarak ilçe olsun. Ancak TEM Otoyolu sınır olmak üzere, Esenkent, Bahçeşehir, Boğazköy, Ispartakule, Hoşdere ve Sanayi mahallesini içine alan yeni bir ilçe kurulmalı ve adı Bahçeşehir olmalı. Beldemiz Türkiye’de Avrupa kenti ödülü almış tek belediyedir. Bu markayı çöpe attırmayız. Nüfusumuz Türkiye’nin en modern ilçesi olmaya yeterlidir. Beldemiz her şeyi ile hazır. Kaymakamımızı bekliyoruz” diyor.
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı ve Başkan Danışmanı Emin Batmazoğlu, Bahçeşehir’de ikamet ediyor olmasına karşın, bu savaşa katılarak, “Biz ne pahasına olursa olsun Esenkent’i vermeyiz. Esenkentliler de Bahçeşehir’e katılmamamalı. Bahçeşehir, Esenyurt’a dahil olmak istemiyorsa onlara Başakşehir’e bağlanmak üzere yardımcı oluruz” diyor.
Bu durum karşısında hükümetin tavrının ne olacağı merak konusu. Bekleyip göreceğiz.
Öğretmenlerin umudu başka bahara mı kalıyor?
Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen açığı had safhada. Bakanlık kayıtlarına göre bu açık 200 binin üzerinde. Buna rağmen Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, “Elimizde çok kadro yok. Emekli olanlar ve tahsis edilenlerle en çok 30 bin öğretmen atayabiliriz” diyor.
Bu arada sözleşmeli öğretmenlerle diğer öğretmenlerin hiçbir farkı olmadığını da gözümüze baka baka söyledi. Şimdi öğretmenlik diplomasını almış ve kara kara düşünmeye başlayan aday öğretmenler ne yapacak bilen yok. Aynı durumu bir zamanlar sağlıkçılar yaşamıştı. Görev alamayan o sağlıkçılar bu işsizlik çarkında unutulup gitti. Öğretmenler de öyle olacaksa vay eğitilecek olan çocuklarımızın haline
Tarihte bugün
1920: Fransızlar Maraş’ı boşalttı.
1937: Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev, Selanik Belediyesi’nce sahibinden satın alınarak Atatürk’ün emrine tahsis edildi.
1961: Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Emekçi Partisi kuruldu.
12.02.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 74 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |