|
Yazarlarımız halkı dinliyor programı dahilinde, Ahmet Çavuşoğlu’nun koordinatörlüğünde Ali Tezel arkadaşımla Kocaeli ve Bursa’yı kapsayan bir geziye beraber katıldık.
Buradan okurlarımızın tümüne şükranlarımızı sunarım. Sağ olsunlar bizleri oralarda yalnız bırakmadılar. İstanbul’dan sonra ülkemizin en çok işçi istihdam ettiren iki iline yaptığımız ziyarette büyük ilgi gördük.
Ancak istenilen ve aktarılan dertler o kadar önemli ve çok ki, ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Ali Tezel karşısına gelen her işçinin ya da ekmeklinin sosyal haklarını tüm ayrıntıları ile kendilerine anlatıp onları rahatlattı. Taleplerine gelince her ikimizin de eli kolu bağlı olduğu için burada onların haykırışlarını ilgililere duyurmakla yetineceğim.
Emekli, GSMH’nin gelişme hızı oranında zam istiyor
İki bin yılından önce emekli olanlarla iki bin yılından sonra emekli olanlar arasında bağlanan maaşlardaki fark çok büyüyünce daha önce emekli olanlar feryatlarını yükseltmeye başladı. Bu durumu gündeme taşıyan Ali Tezel’e, “Neden bu durumu irdeliyorsun” denilerek Bakanlık bünyesindeki görevinden uzaklaştırıldı. Yasadaki bu açıklığı bilenler, emekli maaşlarını kestirip yeniden çalışmaya başladı. Sonra tekrar emekli olmayı talep edip maaşına da yüzde 43’lere varan zam yaptırdı. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, bu durumu bilerek bu haktan yararlananların sayısının on bin 500 olduğunu açıklaması üzerine süründüklerini ileri süren eski emekliler iyice seslerini yükseltti.
Emekliler, Anayasamızın 10. maddesininde belirtilen , “Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” hükmünü hatırlatıyor. “Hükümet GSMH’deki gelişme hızının büyümesi ile övünüyor ama onları bizlere yansıtmamakla haksızlık ediyor” diyorlar.
İşçi Emeklileri Derneği’nden İsmail Beşer ise, “Bize yüzde 2 + 2 zam yapılmasını kararlaştıran sayın vekillerimiz aynı oranı kendileri içinde uygulasın. O zaman belki bizlerin ne çektiğini anlarlar” diyor.
İntibak yasasının bir an evvel çıkmasını bekleyen emekliler, TÜFE alacaklarını, KEY yardımlarını, refah paylarının kendilerine hemen ödenmesini isteyip, sağlık hizmetlerinin hızlandırılmasını ve ücretin tamamen kaldırılmasını istiyorlar.
Kocaeli’nden sonra Bursa’ya gitik. Orada da ilgi büyük ve dertli çoktu. Ali Tezel ve ben elimizden geldiğince halkımıza yardımcı olmaya çalışırken, yanıma piyangoculuk yapan Ahmet Çelik geldi.
Ahmet Çelik’in elinde bir sürü dosya var. Şöyle bir baktım. Bu dosylaların tümünü inceleyip çözüm bulabilmek için Bursa’da ikamet etmek gerekiyor.
Dosyalarda, haksızlığa uğradığını ya da uğratıldığını sandığı Celal Sönmez başta olmak üzere, Bursa Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Defterdar, Trafik Şube Müdürü, esnaf kuruluşları vs. ile açtığı dava dosyalarını gördüm.
- Burada herkesi mahkemeye vermişsin ama Cavit Çağlar adına rastlamadım.
- O iyi insan. Onunla hiçbir takıntım olmadı. Bir keleklik etse onu da veriririm diyerek Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nı Cumhurbaşkanına şikayet ettiği dilekçeyi gösterdi.
- Bununla Gelirler Müdürü’nü de dava edeceğim.
- Neden?
- Bağımsız milletvekili adayı oldum. Bunun için 465 YTL yatırdım. Sonra benim adaylığımı reddettiler. Şimdi paramı istiyorum vermiyorlar. Dava etmeyeyim de ne yapayım.
- Ahmet Bey, bu miktar yasa gereği en az miktar. Bunu geri alamazsın der demez,
- Bak Mustafa Bey, sen beni dinlemek istemiyorsun. Gazeteniz yazdı. Sizler bizi dinlemek için buradasınız. Eğer beni dinlemezsen seni de mahkemeye vereceğim.
Adam alışmış bir kere önüne geleni dava ediyor. Çaresiz piyangocu Ahmet Çelik’i kendine göre önemli olan dosyadan başlayıp dinledim. Sonradan beni mahkemeye verir mi, vermez mi, bilmiyorum. Yarınlarda Bursa mahkemelerinin birinden bana bir celp gelirse şaşırmayacağım.
PAKPEN’den şikayet var
Bursa’da kayda değer önemli sikayetlerden birisi de, Altınoluk’taki evini Pakpen’e Paksiding yaptıran Elektrik Mühendisi Günver Coşkun’un meselesiydi.
Günver Bey yazlığını Pakpen, bayii Akçaylar Ltd. Şti.’nin uygulayıcısı Ömer Kaynak’la anlaşma yaparak kaplatmış. İşin bittiği haberi verilince sözleşmeye uyulmadığını görüp, Akçaylar bayiine bildirmiş.
İlgilenen olmayınca durumu Pakpen Ege Bölge Müdürlüğü’ne iletmiş. Binayı keşfeden Pazarlama Satış Uzmanı Zehra Erdoğan, sözleşmeye uyulmadığını ve binada on kalemden oluşan eksikliklerin olduğunu haziran ayında bir raporla bildirmiş.
O gün bu gündür Pakpen tarafından ne binaya gelinmiş, ne de Günver Bey’i arayan olmuş. Tüketici haklı olarak, “Kendi eksikliklerini kendi uzmanları tespit etti. Hâlâ kaale alınıp bana bana cevap vermiyorlar. Benim param boşuna mı gitti. Böyle zorbalık olur mu?” diye soruyor.
Ben de buradan PAKPEN gibi büyük bir firmanın sahiplerine ve yönetim kurulu başkanına veya genel müdürüne durumu iletiyor ve vatandaşın mağduriyetinin bir an evvel giderilmesini istiyor ve konunun takipçisi olacağımı belirtiyorum.
23.11.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 104 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |