|
BAYRAM VE ÇOCUKLAR..
Bayramlar en çok çocuklara yakışır.Ve yaşı ne olursa olsun hala içindeki çocuğu öldürmeyenlere..
Çocuklar ki hesapsız paylaşmayı bilirler. Asla kin beslemezler. Küsmüş olsalar bile barışmak için can atar, fırsat kollarlar.Çocuklar art niyet beslemezler. İçlerinden geldiği gibi davranırlar. Her zaman doğaldırlar, nazlandıklarında da, kırıldıklarında da hep doğal davranırlar.Çocuklar kendi cennetleriyle doğarlar. Bize, çocukluk çağını çoktan geçirmiş sorumluluk çağındakilere düşen onların doğarken sahip oldukları cennetlerini korumak, o cennetin cehenneme dönmemesi için her türlü çaba ve gayreti göstermektir.
Bayramları fırsat bilelim. Yeniden çocukluğumuza dönelim. Kendi cennetimizi hatırlayıp bugünün çocukları için neler yapabileceğimizi düşünelim.İşte, ramazan bitti. Ramazanı hakkıyla idrak etmiş olmanın sevincini ve mutluluğunu yaşama günündeyiz. Bu rahmet iklimini bize yaşatan Rabbimize hamt ve şükür, bu havayı birlikte soluduğumuz tüm kardeşlerimize de teşekkür günündeyiz.
Bayram bu şükür ve teşekkür gününün adıdır.Bayram sevinçlerin ve mutlulukların doya doya ve coşkuyla yaşandığı ve paylaşıldığı gündür.Bayram dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, küskünlerin aralarındaki kin ve nefret duvarlarını yıkıp attıkları gündür.Bayram gözden uzaklardakilerin hatırlandığı, gönülden uzaklardakilerin kucaklandığı gündür.
Bayram çocukların mutluluklarının gözlerinden, yetimlerin hüznünün yüzlerinden okunduğu gündür.Bayram bizleri bin bir meşakkatle ve çileyle büyüten, her birimizi birer yuva sahibi yapıp köşesine çekilen, mutlu haberlerimizi aldıklarında bizlerden fazla sevinen, hüzünlü haberlerimize bizlerden daha çok üzülen anne ve babalarımızın, nine ve dedelerimizin yolumuzu beklediği gündür.
Bayram uzun zamandır aramadığımız dostlarımızın, belki yıllardır kapısını çalmadığımız komşularımızın varlığımızdan ve hala unutulmadıklarından haberdar edilme günüdür.Bayram affedilmeyi beklemektense affetmenin büyüklüğünün yaşanacağı gündür.Gelin bayramı “bayram” edelim.
Arınmış olan gönüllerimizi herkese açalım.Çocukluğumuzda yaşadığımız bayramları bir hatırlayalım. Bizlere bayramı unutulmaz kılan her ne var idiyse bu gün bizde onları yapalım. Bize unutulmaz bayram hatıraları bırakanlara olan borcumuzu ödeyelim.Önce evimizden, ebeveynlerimizden, akrabalarımızdan, komşularımızdan başlayarak tüm insanlarla olan muhabbet bağlarını yeniden tesis edelim, güçlendirelim. Varsa husumetleri izale edelim, unutalım, hiç yaşanmamış sayalım.Bir yetimin başını okşayalım. Yetim olmanın dayanılmaz acısını hafifletelim.
Bir kimsesize kimse olalım.
Ramazanın fark edilir ve gözle görülür biçimde olumlu bir iz bırakarak bizden ayrıldığını kendimize ve herkese hissettirelim.
Ramazan öncesi ile sonrası arasında hayatımızda bir değişiklik olmamışsa, tuttuğumuz oruçların, kıldığımız namazların, idrak ettiğimiz kadir gecesinin bizde bir yansıması vuku bulmamışsa ve biz bu rahmet ikliminden arınmadan ayrılmış isek neyin bayramını yapacağız ki!Bayramdan önce küskün olduğunuz bir kardeşinizle barışmadıysanız, uzun zamandır aramadığınız bir dostunuzu hala aramadıysanız, bir yetimi, bir öksüzü sevindirmediyseniz, yolunuzu bekleyenlere uğramadıysanız rahmet yağmurlarından nasiplenmemişsiniz demektir.
Gelin Hz. Mevlana’nın dediği gibi:”Düne ait ne varsa dünle beraber geçti cancağızım. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diyelim.Buna var olan herkesi unuttuklarını ve ihmal ettiklerini hatırlamaya, kalbini kırdıklarını tamir etmeye, gönlünü yıkanları affetmeye…Çocukları sevindirmeye, yetimlerin yüzünü güldürmeye, yaşlıları unutulmuşluk girdabından çıkarmaya…
Gönlünü ve kalbini muhabbetle herkese açmaya…Davet ediyorum..
Ramazan bayramınız mübarek olsun. Mustafa YELEK
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (29) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 461 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |