Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mustafa Yelek arrow Tuzağa Düşen Kuşun Üç Öğüdü
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu



http://www.puralweb.com/

 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
MUSTAFA KURT
SELAM ALUCRALI HEMSEHRILERIM KURTBELINDEN GEÇECEK OLAN KARAYOLU TABIKIDE GIRESUNUMUZUN HAKKIDIR BUNA KIMSELER HEVESLENMESIN SAYIN MUSTAFA TASKESEN K
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 misafir ( 23 ) misafir 23
   Toplam 23


istatistikler
Son Üye  BEYLERCELİ
Bugün  4
Bu Hafta  13
Bu Ay  59
 

Advertisement
Tuzağa Düşen Kuşun Üç Öğüdü PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 18
Kötüİyi 
Salı, 14 Ekim 2008
Tuzağa Düşen Kuşun Üç Öğüdü

 

Birisi, hileyle tuzağına bir kuş düşürdü.

Kuş ona dedi ki:

“Ey ulu efendi! Sen birçok öküzler, koyunlar yedin; birçok develer kurban ettin. Dünyada onlarla bile doymadın; benimle de doymazsın sen! Beni bırakta sana üç öğüt vereyim. Bak bakalım, aptal mıyım, akıllı mıyım? Birinci öğüdü elindeyken vereyim, ikincisini samanla karışık balçıktan yapılma damının üstünde, üçüncüsünü de ağacın üstünde vereyim. Bu üç öğütle bahtın iyileşir.

Elindeyken vereceğim öğüt şu:

—“Olmayacak söze kim söylerse söylesin inanma!”

Kuş bu ulu öğüdü adamın elindeyken verip azad oldu, damın üstüne konup dedi ki:

 —“Geçmiş gitmiş şeye gam yeme. Fırsatını kaybettin mi, artık üzülme!”

Sonra adama dedi ki: Şu küçücük bedenimde on dirhem ağırlığında paha biçilmez bir inci var. Senide çocuklarını da devlete eriştirirdi. O inci senin hakkındı; fakat kısmetin değilmiş, kaçırdın. Öyle bir inci dünyada bulunmaz”.

Adam hamile kadın doğururken nasıl feryat ederse öyle bağırmaya başladı. Kuş dedi ki:

“Sana,’geçmiş şeye gam etme’ diye nasihat etmedim mi? Madem geçip gitti, neden gam edersin? Ya öğüdümü anlamadın yahut ta sağırsın sen. Birde sana ‘sapıklığa düşme, olmayacak söze sakın inanma’ demedim mi? Bu ikinci öğüdüm değil miydi? Ben kendim üç dirhem gelmem aslanım; içimde on dirhemlik inci nasıl bulunur?

Adam bu söz üzerine kendine geldi” Hadi o üçüncü güzel öğüdü de ver bakalım!” dedi.

Kuş dedi ki:

 —“Evet. Allah için o ikisini iyi tutunda üçüncüsünü sana bedava söyleyeceğim ha! Gaflet uykusuna dalmış, bilgisiz kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum saçmaktır. Aptallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez. Ey öğütçü, ona hikmet tohumunu pek saçma.”

(Şaban KARAKÖSE… Mevlana’dan Düşündüren Hikâyeler, Sahife,251)

………………………………

 

Yunus Emre’nin

“Geldi geçti ömrüm benim

Şol yel esip geçmiş gibi

Hele bana şöyle gelir,

Bir göz açıp yummuş gibi”

diye çok hoş ve garip bir biçimde ifade ettiği gibi göz açıp kapayıncaya kadar süren bir hayat yaşıyoruz şu fani, yalan dünyada. Hiç birimiz kalıcı değiliz. Hepimiz biliyoruz ki bu dünyadan uğurladığımız eş, dost, akraba, arkadaş sayısı burada kalanlardan fazla. İki kapılı bir handa gece gündüz gidiyoruz. Dönülmez bir mekâna, asıl vatanımıza doğru gidiyoruz.

Birer yolcuyuz hepimiz. Bu dünyada, bu geçici dünyada elimizde olanlarla, nasibimize düşenlerle mutlu olmayı bilmeliyiz. Kaçırdığımızı sandığımız, bir daha elimize gelmez diye düşündüğümüz fırsatlar için üzülmeye değmez. Bunlara üzülürken, ağlarken, hayıflanırken yeni fırsatları, nasipleri, kısmetleri heba edebileceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Unutmayalım ki, inanan, gayret eden, umudunu kaybetmeyen herkese hayat her zaman yeni fırsatlar ve imkânlar sunar.

Hayat dediğimizse yaşadığımız andır. İstiklal şairimiz M.Akif’in çok veciz bir biçimde söylediği gibi:

 “Geçen geçmiştir artık an-ı müstakbelse müphemdir.
Hayatından nasibin bir şu geçmek isteyen demdir.”

Yaşadığımız anı, geçmek üzere olan zamanı en iyi şekilde değerlendirelim yeter.

Hz. Mevlana’ya kulak verelim. Bu üç öğüt kulağımıza küpe olsun.

Dünya için hayıflanmaya, olmayacak şeylerin peşinde ömür tüketmeye değmez.

Gideceğimiz yere hazırlık yapamamışsak ona ah vah edelim. Bir yetime, bir öksüze, bir muhtaca, bir mazluma yeteri kadar yardım edemediğimize üzülelim.

Oturup günahımıza ağlayalım. Zulme uğrayan insanlara gönülden dua bile edemediğimize yanalım.

 

Hayatını tamamladığında geride onu hayırla yâd edecek dostlar bırakabilenlere selam olsun.

 

Mustafa YELEK

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Favori olarak ekle (19) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 631 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Reklam Alanı ( 468 x 60 )


designed by: yildiray pural