Bir takvim yılını daha geride bıraktık. Ömrümüzden bir 365 gün daha geçip gitti. Bir daha geri dönüşü olmayan üçyüzaltmışbeşgün..
Zaman,insanın çok fazla değerini kavrayamadığı ve kıymetini bilemediği bir kavram. Çocukken farkında olmadığımız, gençken hiç geçmez zannettiğimiz, orta yaşlarda önemsemediğimiz ama şairin “yaş otuz beş yolun yarısı eder” ifadesiyle veciz bir anlatıma kavuşturduğu yaşlardan sonra ancak fark edip önemsemeye başladığımızda da arkasından koşturduğumuz halde çoğu zaman yakalayamadığımız bir olgu.
Söz konusu sayılı insan ömrü olunca zamanın önemi daha da artıyor. Geçen günlerin bir daha asla geri gelmediği, yaşanan her anın geride kaldığı kısa bir zaman parçası insanın ömrü. Yunus Emre bu durumu ne güzel anlatır:
“Geldi geçti ömrüm benim
Şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle geldi
Bir göz açıp yummuş gibi.”
Allah(cc) yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır:
“Asr’a yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip Salih amel işleyenler, birbirlerine sabrı ve hakkı tavsiye edenler müstesnadır.”(Asr Suresi,1-3)
Burada geçen asr kelimesini tefsirciler yüzyıl ya da ikindi vakti kadar bir zaman dilimi olarak yorumlamaktadırlar.
Yıllar geçiyor,ömrümüzde..Öyleyse zamanı iyi değerlendirmek gibi bir mecburiyetimiz var.Geride bıraktığımız günleri hayıflanarak,pişmanlık duyarakdeğil de keyifle yâd edeceğimiz/anacağımız bir hayat yaşamak için gayret edip çaba göstermeliyiz.
Bu açıdan bakarak geride bıraktığımız yılın bir muhasebesini yapalım. Zaaflarımızı, hatalarımızı,boşvermişliklerimizi, vurdumduymazlıklarımızı, eksikliklerimizi, ihanetlerimizi, günahlarımızı bir kez daha tekrar etmeyeceğimiz bir yaşama kendimizi hazırlayalım.
Bir niyetimiz olsun, bir yeni düşünce ve inancımız.. Kendimizin ve hayatı paylaştığımız dostlarımızla birlikte bütün insanların yaşanan her anından zevk alacağı bir yaşama dair niyet ve inancımız.
Yeni yıla hep birlikte yeni bir başlangıç niyetiyle bismillah diyelim.
Bu yıl her gün güneşten önce uyanıp onu ufukta karşılayalım. Bize her sabah sıcacık bir gülümsemeyle merhaba diyenin selamını ayakta ve onun şükrünü eda etmiş olarak alalım. Her sabah Nuh’un gemisine çağrılırken insanlar bu davete icabet etmeyenlerin yataklarını suların basacağını bilelim.
Birbirimizi sadece Allah(cc) için sevelim. Birbirimize hakkı, adaleti, doğru ve güzel olanı tavsiye edelim.
İşlerimizi, amellerimizi, söz ve hareketlerimizi ihsan anlayışı /bizi görüp gözeten bir kudretin varlığı bilinci ile yapalım.
Her güne selamla başlayalım.Sıcacık bir tebessümle,samimi bir merhaba ile..Kulak verelim Üstün Dökmen’in şu dizelerine..
“Yola çıkınca her sabah, Bulutlara selam ver. Taşlara, kuşlara, atlara, otlara İnsanlara selam ver. Ne görürsen selam ver. Sonra çıkarıp cebinden aynanı Bir selam da kendine ver. Hatırın kalmasın el gün yanında Bu dünyada sen de varsın! Üleştir dostluğunu varlığınla, Bir kısmı seni de sarsın.”
Daha fazla yetimin başını okşayalım, halini/hatırını soralım.
Kimseyle kavga etmeyelim mümkünse. Herkesle iyi geçinmeye çalışalım. Hiç bir münakaşa ve kavganın ne ilk başlatanı olalım nede sürgit takip edeni. Sevgimiz, muhabbetimiz nefretimizin önüne geçsin.
Dostlarımızı daha sık ziyaret edelim, arayıp halini hatırını soralım. Bizi aramayanı da arayalım, bizi unutanı da.. Sadece selam verip halini sormak için arayalım. Bir işimiz düşmeden, bir talepte bulunmadan.
Anne-babamızı, eşimizi, çocuklarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı sadece bu vasıfları sebebi ile değil onları da birer birey olarak kabul edip öylece sevelim ve değer verelim.
Daha çok hasta ziyareti yapalım, daha fazla hacdan geleni tebriğe gidelim.
Daha çok hayır dua alalım, her zaman hayır dua edelim. Mümkünse hiç beddua almamaya çalışalım, hiçbir zaman beddua etmeyelim.
“Ezanla namaz arası kadar” olan ömrümüzü tamamladığımızda Bâki’nin dediği bizim içinde gerçek olmuş olsun.
“Avazei bu âleme Davut gibi sal
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.”
Sağlık, mutluluk, dostluk ve bereket dolu yıllar diliyorum…
Mustafa YELEK
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır