Gönlümüzde bir sevda taşıyoruz. Yaşadığımız yerlerde, hatırladıkça bazen burnumuzun direğinde incedensızı bırakan bir sevda. Bu, şüphesiz memleket özlemi, memlekete olan hasrettendir. Benim gibi her hemşerimde bu duygularla yaşıyordur. Sıla özlemi biz Alucralıları biraz farklı kılan bir özellik. Bu konuda çok hassas olduğumuzu düşünüyorum. Ama bazı nedenlerden dolayı bu hassasiyetimizi ya ifade edemiyoruz, yada ifade ederken ilçemize zarar verebiliyoruz.
Ben 50 yıllık ömrümün her anında, hayatımın her safhasında Alucralı olmanın gururunu yaşadım. Ve Alucra’ya nasıl hizmet edilmeli, memleketimiz nasıl çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmalı diye insanlar ile fikir alışverişinde bulundum. Hizmet sevdalısı dostlar ile çok şeyler yaptık, yapmaya da devam etmek beni bu dünyada mutlu edecektir. Bence herkes bir şekilde doğduğu yada büyüdüğü topraklara hizmet etmeli. Hizmet sadece para ve mali güç ile değil, samimi ve sol yanınızda taşıdığınız sevdanız ile de olabilir.Bugün önemli olan, şuan başkanlığını yaptığım kurumu sizlere anlatmak değil. Yıllardan beri Alucra’ya yaptığımız hizmetleri yinelemek de değil.
Her zaman birlikten beraberlikten ve kaybedilen değerleri yeniden kazanmaktan bahsetmek hemşerilerimizi sıksa da bu böyle. Yıllar ilerledikçe bilemiyorum daha nelerimizi kaybedeceğiz. Ama ilelebet sürecek olan bir şey var ki, Alucralının ve Alucra’nın gerçektende ülke mozaiği içerisinde farklılığını hissettirir olması. Bugün Alucralılar olarak geldiğimiz nokta bazı yerlerde çok mükemmel iken, bazı yerlerde çok kötü. İlçe merkezimize bir bakın. Her geçen gün daha da geriye gidiyoruz. Yatırım diyoruz. Belki bir fabrika, yada maddi durumu iyi, zengin bir hemşerimiz biraz yatırım yapsa diyoruz. Ama olmuyor. Gelişmek bu şekilde olmuyor dünyada. Tabii ki ekonomik olarak bir dev haline gelmiş olan hemşerilerimiz var. Ve bu hemşerilerimizin yapacağı destekler ile Alucra daha güzel olabilir. Ama kimse de bu tip insanları suçlayamaz. Dediğim gibi, hiçbir zaman “doğup büyüdüğün topraklara borcunu öde, gel buraya yatırım yap” deme lüksüne sahip değiliz. Yatırım eğitimdir. Yatırım insandır.
Alucra ismini kullanan kurumlar ile, Alucra’da köklü bir geçmişe sahip olan aileler ile, büyük şehirlerde ekonomik olarak söz sahibi olan hemşerilerimiz ile bir devrim beklentisi içersindeyiz. Çünkü her şey Alucra için. Çünkü sevdamız Alucra. İnanıyorum ki bundan sonraki süreç, bizler için daha olumlu sonuçlar ile neticelenecektir. Alucra’nın sesine devlet yatırım ile cevap verecektir. Kültürel etkinliklerin artması ile uzakta olmayan “görünen bir yer” olacağımız beklentisindeyim. Yapmamız gereken,”hiçbir şey bilmiyorsak, hiçbir şey yapmamaktır”. Belki de ilçemizin 20 yıldan bu yana, gelişmişlik adına zerre kadar yol alamamasının en önemli sebebi bu cahil bakışta gizlidir.
Büyüğüyle küçüğüyle, dernekleriyle, köyleriyle, bazı konulara biraz duyarsız da olsa, insanlarıyla Alucra ve Alucralı bir bütündür. Memleket düşünüldüğünde gözlerin dolmasıdır özlem… İçte ki buruk acıdır hasret… Yaylaların çam kokusudur gurbet…Hizmet edilmesi gereken yerdir Alucra… El-ücra sözcüğünü literatürden silmektir hizmet…
Dirlik için, birlik için, beraberlik için. Herşey Alucra’m için…