|
 06.07.2008 tarihinde nippon otelin 9.katında “Alucra Meslek Yüksek Okulu” ile ilgili yapılan toplantının açılış konuşmasını Vakıf başkanı Halil İbrahim Gülal'yaptı.
Halil İbrahim Gülal Sayın Vekilim, saygıdeğer arkadaşlarımız hoş geldiniz. Alucralı ve Alucra esnafı bizden Alucra Meslek Yüksek okulun yapılmasını çok acil olarak bekliyor. Esnafımızda okulun önemini kavramış, ölümcül bir hastanın doktordan nasıl şifa medet umuyorsa, Alucralı’da bizden medet umuyor. Bizde onların hayallerini yıkmayacağız birlik ve beraberlik içinde bu okulu yapacağız. Birlik ve beraberliğimizi sağlarsak her zaman yöneten oluruz. Çevremize toplumumuza iyi faydalı hizmetler yaparız. Köy dernek başkanları, sivil toplum örgütleri Alucra Vakfı etrafında toplanarak MYO yaptırma komitesi kuruldu. Bu komite başına değerli hocamız Prof. Nusret Bulutçu diğer üyeler Vakıf Başkanı olarak Halil İbrahim Gülal, eski başkanımız Muzaffer Danalıoğlu, vezneler Halil Ağca, Murat Konukçu, mali işlerden sorumlu kasa Mustafa Yurtseverdir. Bu arkadaşımız Mustafa Yurtsever Mali Müşavirdir. Hatta Vakfın 3 katı onun üzerinedir. Çok güvenilir bir arkadaştır. Biz topladığımız bağışları meblağları Alucra Vakfı sitesinde yayınlayacağız. Belirli aralıklarla harcamaları ve bağışları devamlı yayınlayacağız herkes açınca siteyi her şeyi şeffaf olarak görecektir.
Bugün buraya daha çok hemşerimizi davet ettik ama toplantımız önce ertelendiği için Doludere ve boyluca köylerimizin etkinlikleri ve bireysel olarak, arkadaşların İstanbul dışında olduğu için katılım biraz az oldu. Daha büyük yemekler ve katılımlar yapacağız A.1 Bloğu iş adamımız Sayın Refik Bulutçu taahhüt etti ve geçen haftalarda yapılmaya başlandı bunun için kendine bütün arkadaşlarım adına sonsuz teşekkürlerimizi şükranlarımı sunuyorum. Refik bey gibi daha çok işadamımız var. Ben biliyorum herkes bu taşın altına eline koyacak her başlangıç biraz sancılı olur birinci, ikinci, üçüncü katlar atıldıkça bu sancılar ortadan kalkacak ve yardımlar çığ gibi büyüyecek. Bizim birbirimizle anlaşamayacağımız hiçbir şey olamaz bu Alucra Eğitim Derneği, vakıf olması ve şu ana kadar burada emeği geçen herkese teşekkür ederim. Alucra adına hepsine şükranlarımı arz ederim. Bu hizmetlerin devamlılığı esastır, devamlılığı bazında eski vakıf başkanımız Sayın Muzaffer Danalıoğlu ile omuz omuza el ele verip bu okulu yapacağız bu desteği başkanımdan aldım. Bunu yaparken de başımızda Sayın Prof Nusret Bulutçu olacak; Sayın Muzaffer Danalıoğlu’ndan bu desteği kendi sesinden duymak için mikrofona davet ediyorum. Afiyet olsun teşekkür ederim. Muzaffer Danalıoğlu; Sayın vekilim, sayın ilçe başkanım, protokolün değerli üyeleri; Sayın Vakıf başkanı Halil bey her konuya değindi, ben bir konu hakkında bilgilendirme yapacağım. Bundan bir ay önce Giresun Üniversitesi rektörü nünde katıldığı bir yemek verildi. Bu yemekten önce benimde üyesi olduğum, vakıfta komite olarak bir toplantı yaptık. Sayın vekilimiz inde vakti müsait olmadığı için katılamayacağını söyledim. Aslında vekilimiz olmadığı için bu yemeğe karşıydım, bunuda komitedeki arkadaşlara söyledim. Toplantıdan yemeğin rektöre söz verildiği için yapılması gerektiğini ve bu yemeğin, Giresun Üniversitesi rektörümüz için “ağırlama yemeği” olsun dedik. Ama yemekte konu döndü dolaştı rektör beyin konuşmasından dolayı para toplamaya dönüştürüldü. Kalktım bu toplantıya para işini sokmayalım dedim. Bu olumsuzluğu başlamadan bitirdik. Refik beyinde desteği ile olay iptal oldu. Bu arada beni vakfın ve Alucralıları üzen olaylar oluyor. İnternet sitelerinde çok olumsuz yazılar var bu süreçte birlik beraberlik olmak varken olumsuzluklar yaşamamalıyız. Alucralılar bir işe başlarsa muhakkak bitirirler. Daha önceleri bunu kanıtladık.. Teşekkür ederim.
Prof.Dr.Nusret Bulutçu; Yaptığı sunumda;
Kısa bir TARİHCE
14 yıl önce ilk atılımı yaptık. Tek sorunumuz geniş mali olanaklarımıza rağmen iyi organize olamamamız ve yüksek öğrenim sistemini tanımamamız olmuştur. Atılımımız Şebinkarahisar’dan önce idi. Bizden sonra MYO kurmaya teşebbüs eden Şebinkarahisar’da 2008 yılı itibari ile yaklaşık 2000 yüksek öğrenim öğrencisi var. Bizde ise bunun 1/10 seviyesinde öğrenci var. Ama şimdilik Bu bir başarısızlık değil sistemi bilmemezlikti, deneyimsizlikti. Alucra MYO’nu YÖK ten onay alarak kurmadan önce sadece KTÜ den alınan söz üzerine Meslek Yüksek Okulu binasına başladık. Ancak KTÜ sözünü tutmadı. Yatırımımız yarım kaldı. Verilen söze güvenerek o kadar heyecanlanıldı ve o kadar hızlı harekât edildiki ki yaklaşık 400 m2 lik ilk binanın temeli hiç bir formaliteyi beklemeden atıldı. Temel attığımız alan temel atıldıktan 12 yıl sonra yani ancak 2 yıl önce Alucra MYO’na tahsis edildi. Atılan bu ilk temel 14 yıldır hayata geçmeyi bekliyor.
İLK TEMEL BOŞUNA mı atıldı? Olayın gelişimi takip edildiğinde hiçbir ilk temel boşuna değildir. Tam tersine motivasyonu artırıcı yönü vardır.
Süte yoğurt yapmak için maya çalarız. Tutmazsa bir kez daha çalarız. Olmazsa bir kez daha. Gerekirse defalarca... Ta ki yoğurt elde edilinceye kadar. Alucra toplumu yoğurt çalmayı iyi bilir. Ancak MYO kurma konusunda deneyimi eksikti. Bu etabı da biraz kazık yesek de geçtik. Tıpkı bir asırdan daha önce kaza ve belediye olmanın ne olduğunu doğru dürüst bilmeden atalarımızca kurulan idari ve yöresel yapılanmada olduğu gibi. Bu yapılanmanın zararını mı gördük? Topluma hizmet eden Kaymakamı ve belediye başkanı olan mevcut durumda çalınan mayanın tuttuğu bir gerçektir. Değerlendirme 14 yıl önce MYO için, göle bile olsa, ilk maya çalanlar uzun vadede geleceği görenlerdir. Onlar Alucra’yı eğitim merkezi yapmak için ellerinden geleni yapmaya çalışmışlardır. Onlara teşekkür etmeliyiz. Yaptıklarında yeterli “Maya” bulunmadığı için hatalar olmuş mu dur? Kesinlikle olmuştur. Ancak her şeye rağmen, temel düşüncedeki doğrulukları nedeni ile, onları hataları ve sevapları ile takdir etmemiz gerekir. Başarısız olarak gözüken ve 14 yıldır bekleyen bu temeli başarısızlık örneği olarak değil başarısı geciken bir anıt olarak görülmelidir. Bu nedenle ilk teşebbüs edenlerin emeklerinin anısına bu ilk temel üzerine, yılların temeli yıpratmasını da dikkate alarak, tek katlı bir kültür merkezi oluşturulması gerekir. BUNU MUTLAKA YAPMALIYIZ. Alucra’nın genel durumunun kişisel eleştirisi Çin atasözü: İnsanlara balık verme balık tutmayı öğret.
Dışarıdaki Alucralılar yıllarca ve yıllarca Alucralılara balık verdi ve sonuçta tembel bir toplum oluşturdu. Sonuçta babamızın veya dedemizin evini yenilemek için çalışacak kişi bulamaz olduk. Şiran’dan veya doğu illerinden kızarak, söylenerek işçi ler getirdik. Zaman geçtikçe çalışmayı öğrenmeyenlerin yerine umutlar olan yeni kuşaklar geldi. Ama onlar ne dış destek ne de Alucra’da iş alanı buldular. Göç etmeye devam ettiler ve yeni nesil dış Alucralıları oluşturmaya devam ettiler. Sanki göç vermek kaderimizmiş gibi. Dışarıdaki Alucralılar neler yaptılar?
Geldikleri yöreyi hiç unutmadılar. Her yıl Alucra’yı ve atalarının mezarlarını ziyaret ettiler. Gittiklerinde rahat etmek ve atalarının adlarını sürdürmek için babalarının evinin yerine çok güzel evler yaptılar. Evlerine girdiklerinde geçmiş mutlu yılları düşünerek keyif aldılar. Her yıl yayla şenlikleri düzenlediler ve bu şenliklerde her yıl trilyonlarca liralık mermi sıktılar havaya. Orada iken “Bizim buralar neden gelişmiyor” diye hayıflandılar. Ama çözüm de bulamadılar.“Bir sonraki seneye görüşelim” diyerek kışın birkaç ailenin kaldığı köylerinden üzüntü ile ayrıldılar. Ama bir cenaze olduğunda da kış yaz demeden 1000 km yolu gidip geldiler.
Âdetimizdir, düğünde ve cenazede Alucralılar hemen bir araya gelirler. Bu gerçekte toplumsal bağlılığımızın ne denli güçlü olduğunu gösterir. Bu güçlü toplumsal bağlılığımızı Alucra’nın gelişimi için kullanabilsek bizimle kim baş edebilirdi?
Bu işin sonu nereye varır?
Alucra göç vermeye devam eder, köyler giderek ıssızlaşır. Dışarıdaki Alucralıların çocukları bu ıssız yerlere gitmek istemezler. Kendileri bile ıssızlıktan çekinir olurlar. Çocuklarımız artık Alucralıyım demeyi bırakırlar. Torunlarımız ise Alucra’yı hiç bilmezler. Yaptırdığımız güzel evlerin etrafında çocuklarımız veya torunlarımız değil çakallar ve tilkiler cirit atmaya başlarlar. Sonuçta kökünden kopmuş bir topluma dönüşürüz. Tıpkı Amerika’ya götürülmüş zenciler gibi. Sonuçta köyümüzü, evimizi ve mezarlarındaki atalarımızı ıssızlığa esir bırakırız. 1 asır önce yöreyi ve atalarının mezarlarını terk ederek göçen Rumlardan hiçbir farkımız kalmaz. Belki de geçmişimizi, yaptıklarımızı ve umutlarımızı düşünerek her şeyi lanetleriz. Çözüm lanetlemek değil çıkar yol bulmaktır. Konfüçyüs dediği gibi Karanlığı lanetlemektense bir mum da siz yakın.
Böyle olmak zorunda mı? Endüstriyel devrimin başladığı 1850 yıllarından beribenzer olaylar tüm Avrupa’da kaçınılmaz olarak olmuştur. Almanya’da ziyaret ettiğim 150 villadan oluşan çok modern bir köyün 1950 yıllarında sadece 1 haneye düştüğünü öğrenince şaşırmıştım. Köyün yeniden doğuşunun nedeni ekonomik canlılığın yeniden kurulması idi. Onlar arazi yapısı nedeni ile tarımı yeniden canlandırarak çözüm oluşturmuşlar. Köydeki çiftçinin Mercedes otomobili vardı. Her zaman her şey için bir çözüm vardır. Batının gelişme sırrı, gerçek bir sır değil, eğitim anlayışından kaynaklanır. Ben politika ve savaşı öğrenmeliyim ki, çocuklarımın sanayi ve ticareti, öğrenme özgürlükleri olsun. Çocuklarım sanayi ve ticareti öğrenmeliler ki, onların çocukları sanat, edebiyat ve (felsefeyi) öğrenme şansına sahip olsunlar. Alucra’ya özgü çözümün sırrı nedir?
Ömer Hayyam dediği gibi “Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka, Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka, Hiçbir yaptığınla yetinme, geç öteye, Bir şey daha var bütün bunlardan başka.”
Yeni programlar aldık Mevcut Programlar * Muhasebe * İşletme Yeni programlar * Bankacılık ve sigortacılık * Halkla ilişkiler ve reklâmcılık * Maliye * Büro yönetimi ve sekreterlik Acil sorunumuz Mevcut bina ancak 2008–2009 dönemi için yeterli(Gerekli 8 sınıfı oluşturabiliriz) 2009–2010 döneminde yeni bir binaya kesinlikle ihtiyaç var. Yeni bina yapılmadığı durumda eğitimin sürdürülmesinden sorumlu kişi olan Giresun üniversitesi rektörü acil önlemler almak zorundadır. Her biri 515 m2 oturma alanlı 2 bloktan oluşan bina 2009 Eylülüne kadar bitirilmelidir. Tahmini kaba inşaat yatırım tutarı TEMEL * Demir: 60.000 YTL * Beton: 50.000 YTL * İşçilik: 25.000 YTL TOPLAM: 135.000 YTL KATLAR (Çatı da bir kat olarak alınarak toplam 5 kat) * Demir: 47.500 YTL * Beton: 12.500 YTL * Tuğla: 17.000 YTL * İşçilik: 10.000 YTL * Diğer: 3.000 YTL (Çivi, tel, elektrik vs.) TOPLAM: 90.000 YTL GENEL TOPLAM: 585.000 YTL
ŞEFFAFLIK TÜM BAĞIŞLAR (para veya malzeme olarak) Alucra vakfının sitesinde açıklanacaktır. Adının açıklanmasını istemeyenlere şifre verilecek ve bu şifre sadece bağışı yapan ve Alucra vakfı yönetim kurulunca bilinecektir. Ancak bağışçı istediğinde açıklanacaktır. Tüm harcamalar detaylı olarak Alucra vakfının sitesinde açıklanacaktır. Emeği veya inşaata yönelik araçları ile katkıda bulunanlar, isminin ifşa edilmemesi isteği haricinde, Alucra vakfının sitesinde açıklanacaktır.
ŞEFFAFLIK
Eğitime yönelik bağışlar %100 vergiden muaftır. Malzeme aldığınızda faturayı kendi adınıza alınız ve üniversitece onaylanmak üzere ilgili kişilere (Bu organizasyon içinde yer alanlara) veriniz. Onaylanan giderler vergiden düşürülebilmektedir. Bu konuda hem şehrimiz Muammer Düğenci deneyimlidir. Bu konudaki tek sorun ne bizlerin ne de Giresun üniversitesinin bu konuda deneyimli olmamasıdır. Bu konuda çaba harcamaktan üşenmeyin. Vergi indirimi istemiyorsanız bile bunu yapınız. Aldığınız indirimi Alucra’daki eğitime yönelik diğer işlerde kullanınız. Vergi indiriminde dahi gizlilik kuralı uygulanacaktır.
Son söz Her ne ararsan kendinde bulacaksın. Hacı Bektaşi Veli. Sabırla beni dinlediğiniz içi Teşekkür ederim.
Refik Bulutçu;
Sayın Vekilim, değerli Alucralı hemşerilerim, arkadaşlarım.
Şimdi bu Alucra’ya Meslek Yüksek Okulu yaptırmak beni heyecanlandırıyor, konuşurken hata yaparsam bağışlayın. Aslında iyi konuşurum ama Alucra meselesi beni heyecanlandırıyor. Nusret hoca çok iyi bir sunum yaptı, ama bir şeylerde ben söyleyeyim; bu okulu yaptıracağız hiç bunun başka yolu yok. Bu Refik Bulutçu meselesi değil, Alucra meselesi. Bütün Alucralı hemşerilerim olayı kavrayarak zaman içersinde daha iyi anlayarak, bilerek olayın iyi gittiğini görerek gerekli katkıları yapacaklardır. Biraz Alucra’yı tanıyorsam, Alucralıyı tanıyorsam o çevrenin insanını biliyorsam bu okul yapılacaktır.
Yalnız dikkat etmemiz gereken bir nokta var para meseli aşılır, her Alucralı iki mermi parası verse; parası olan, parası ile, kimisi duası ile, kimi resmi işini yapar, kimi inşaatında çalışır. Bu okul yapılır.
Dikkat etmemiz gereken şey şu; ortalıklarda lütfen kimseler ucuz kahramanlıklar yaptırmayalım, yanlış olaylara prim vermeyelim burada site sahipleri ve yöneticilere, gazeteci arkadaşlara görev düşüyor. Yüksek Okul yaptırma noktasında herkes her şeyini bırakarak bütün güçlerimizi Alucra Meslek Yüksek Okulunu yapmaya, kanal ize etmeliyiz, bunu yapmaya çalışalım, bozguncu olabilecek çekemeyecek veya bu işin ucuz kahramanlığına soyunacak insanlar olabilir, bunu görüyorum, bunu neden görüyorum; çünkü bazı arkadaşlar yok yüksek okul yaptırırız odur, budur anlatıyorlar. Alucra’da şu an bir öğretmen evi yapılıyor, ben aynı masrafı oraya da yapıyorum, ama bu yazıları arkadaşlar teşekkür etmiyor, biliyorum oradan prim yapamıyorlar, ama Meslek Yüksek Okul inşaatından prim bekliyorlar, onun için lütfen yanlış şeylere prim vermeyelim. Bütün enerjimizi duamızı paramızı iyi niyetimizi buraya Meslek Yüksek Okuluna kanal ize edelim. Biz bunu yaparız. A1 bloğu ben yaptıracağım, sayın milletvekilimizin önünde söz veriyorum A1 bloğunu seneye yeni öğretim yılına yetiştireceğim.
Sevgili Arkadaşlar;
A2 de de bir eksik olursa bu gecenin kârı sayın milletvekilimizle de boşuna, bedava yemek yemiş olmayalım A2.yi de ben bitiririm.. Arkadaşlar organize olsunlar değerli hemşerilerim katkılarında bulunsunlar şu anda ülkenin şartları kötüye gidiyor, ama Evelallah A2 de de bir eksiklik olursa ben A2 yi de bitiririm. Zaten ben şu an A1 ve A2 bloğun temellerini attım. A2 de bitiririz. Sayın Milletvekilimizin huzurunda sizlere sözüm olsun. Teşekkür ederim. Ahmet Dokumacı; Beni bu akşam bu proje heyecanlandırıyor. Yurt dışında bulunduğum çeşitli seyahatlerimde birçok üniversitede okuyan Alucralı kardeşlerimle karşılaştım. Biz Alucra’da okuyan birinci ve ikinci jenerasyonuz eğer okumasaydık, Sayın bulutçu hocamız okumasıydı bu ateşi yakabilir miydi? Alucralı mert insanlar isterlerse 2500 değil 5000 kişilik okulu da yaparlar, gelin horanın başına Refik bulutçu geçsin; bir elinden, sayın vekilimiz Canikli bir elinden, hocamız Nusret Bulutçu tutsun, herkes horona girsin hepimiz hep beraber bu işi yapalım. Arif Dede; Sayın Vekilim değerli hemşerilerim hepinizi saygı ile selamlıyorum. Bir eğitimci olarak eğitim adına atılan her adımdan gerçekten duygulanıyoruz. 1977 de Bolu öğretmen okulundan mezun oldum. Yıllar sonra Bolu’ya gittiğimde Bolu’nun o kadar çok geliştiğini gördüm ki Bolu izzet Baysal Şehri olmuştu. Gidenler görür şehrin dışına kocaman bir yazı koymuşlar “İzzet Baysal Şehri Bolu” bundan esinlenerek “Refik Bulutçu Şehri Alucra" diye tabelayı orda görmeyi arzu ediyorum. Gerçekten iştir kişinin aynası lafa bakılmaz. Refik Bulutçu ağabeyimize Öğretmen evinin tadilatı için Hasan Kaptı hocamızla ricada bulunduk. Dedik ki “Alucra’ya yıllar önce bakanlık müfettişleri Giresun’a teftişe gitmişler Alucra, Şebinkarahisar yolu kapalı olduğu için gidememişler, denetleyemedik diye Valilikten resmi yazı almışlar denetim yapamadan gitmişler bunu bakanlık müfettişlerinden öğrendim daha sonra gittik ama kalmak için Şebinkarahisar öğretmen evine gittik” Alucra’da kalamadık dedi. Bu bizim için ayıp dedim hepimiz biliyorsunuz. Meydanlarda grup heykeli yoktur. Adam heykeli vardır. Biz Türk Milleti olarak grup çalışmasını beceremiyoruz. Aslında birlik beraberlik içinde her şeyi yenmek mümkün ama nifak sokanlar var çekemeyenler var bir gizli el sanki o beşibiryerde dediğimiz o birlik beraberlik burada yok, ama önemli olan burada işe başlamaktır. Başlamak bitirmenin yarısıdır. 2 Blok yapıldığına göre bütün hemşerilerimin dediği gibi kimisi duasıyla kimisi gücüyle, kimisi mevkiiyle, kimisi makamı ile bu bitecektir. Yapılmasında bitirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum Burada ne görev düşerse şahsım adına düşecek görevi yapmaya söz veriyorum. Saygılar sunuyorum. Hakkı Közleme; Sayın vekilim değerli hemşerilerim dönem Alucra’lılar Derneği başkanlığı yaptım. Vakfın kurucusu ve mütevelli heyeti üyesiyim. Alucra’da Kurulu bütün derneklerde üyeyim. Arif Dede hocamın son sözüne katılmıyorum. O “Beşibiryerdenin” bazıları yok dedi. Sorun yok hepsinin gönlü burada. Hiçbir Alucralı bu işe olumsuz bakmaz. İçlerinde bulunuyorum, bilfiil çalıştık, omuz omuza birçok şeyler yaptık. Şimdiki yapılan bu işlerin en güzeli, bizim önceki Vakıf başkanlarımızdan Mustafa Dindarol’un konuşmalarında çok güzel bir sözü vardır. “Alucra’nın makûs tarihini değiştirmek” işte bu okul, makûs tarihi tersine çevirecek. Bunu başlattık. Hatta yarısı bitmiştir. Refik Bulutçu Bey zaten bir bloğu başlatmış yeni öğretime yetiştiriyor, öbür bloğu da bizi teşvik etmek için eksik kalırsa bitireceğini söylüyor, biz kendi yapacağımız blok için inşallah ona harcama yaptırmayacağız, önceden de söyledim, şimdide söylüyorum hiç kötümser olmamalıyız, başarısızlık bizim defterimizde yazmaz. Biz Alucralıyız.
Milletvekilimiz Sayın Canikli’nin, profesörümüz Sayın Nusret Bulutçunun gelmiş geçmiş dernek ve vakıf başkanlarımızın, basınımızın, tüm sivil toplum kuruluşlarımızın burada olduğumuz, topluluğumuzun yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Maddi ve manevi işin takipçisi olacağız. Saygılarımı sunarım.
Milletvekilimiz Nurettin Canikli; Değerli hemşerilerim hoş geldiniz. Önce şunu net olarak ifade etmek gerekirse Yüksek Okul meselesi Alucra’nın en önemli projelerinden biri hatta en önemlisidir. Bunun tartışılması bile gereksizdir. Geleceği açısından, ekonomisi, kalkındırılması açısından oradaki insanlarımızın daha mutlu daha huzurlu bir konumda yaşamalarını temin etmek birinci hedefimiz, birincil amacımız, birincil katkısı hiç kuşkusuz ekonomiktir. Ama bundan daha önemlisi, daha da önemlisi sosyal-kültürel eğitim anlamında da çok şey katacaktır. Bunların ayrıntıları malum, ama şunu söyleyeyim bir öğrenci yaklaşık 200–250 ytl bırakıyor bu tartışmasız bacasız bir fabrika ve şu son 5–6 yılda gördük ki, kısa ve orta vadede bir sanayi tesisinin yapılması mümkün olması gözükmüyor.
Gerçekçi olmak lazım bunun için fizibil kâr edecek. Konuşlanılacak bir proje çok zor gözüküyor, yani bu sadece üretim değil; üretim ve yatırım konusunda bazı gelişmeler var. Bu halledilse bile diğer maliyet unsurlarına da bakıldığında elbette yatarımın birincil amacı kar elde etmekse sürekli zarar eden bir işletmeyi Alucra’da hayatta tutmak, sadece Alucra’ya destek amacıyla orada bir ticari işletmeyi kurmak, finansa etmek veya yürütmek mümkün değil. Bu itibarla geriye elimizde bu anlama gelecek fabrika veya benzeri işletme tesislerinden beklediğimiz geliri sağlayacak Alucra Meslek Yüksek Okulu veya Üniversitesi öğrencilerinin Alucra’ya gelmesi, ilk sene 86 öğrenci gelmişti. O bile Alucra esnafını heyecanlandırdı ve canlandırdı. Kışın biliyorsunuz Alucra’da çok ciddi nüfus sıkıntısı var öğrenciler kışın Alucra’da bir nüfus oluşturdu. Amacımız elbette ki Alucra esnafını kalkındırmak onlara katkı sağlamak değil, bu belki yan hedef yan amaç olarak ortaya çıkabilir. Esas amaç Alucra’dan dışarıya göçün engellenmesi, biraz önce Nusret hocamız bunun bilimsel sunumunu çok güzel bir şekilde yaptı. Şu an Alucra köylerinden, Alucra merkezine göç alan bir durumda. Bu Alucra’nın dışarıya göç vermesini biraz önledi. Ancak bununda sonu geldi, çünkü köylerinde göç alacak nüfus kalmadı. Alucra’ya geriye dönüşü başlatmalıyız, gurbete çıkanların Alucra’ya dönüşünü sağlamalıyız. Bunu yavaş yavaş, hatta hızlı bir şekilde yapmalıyız.
Alucralı hemşerilerimizde biraz kendine güvensizlik var, yani biraz kendini aşamamazlık var. Aslında her şey düşüncede başlar kendi dünyamızda o kabuğu kıramazsanız ne siyasette ne ticarette ne sosyal hayatta başarılı olabilirsiniz ve o kafanızdaki ile realize öyle yaşarsınız, öyle görürsünüz, öyle kabul görürsünüz, aslında hem Alucra hemde Alucralımız her anlamda gerçekten bir çok insanın hayal bile edemeyeceği noktalara gelme imkanına sahibiz, bu mümkün ama bunun için güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor, eğer ferdi olarak ne kadar güçlü ne kadar iyi durumda olursak benzer yada aynı hedef için çalışan çırpınan güçlerle desteklenmediği takdirde birleştirilemediği takdirde hedefe ya ulaşmanız çok imkansızdır, yada çok maliyetlidir. Çok bedel ödemek gerekir. Belki bu noktada Alucra biraz sıkıntılı, eleştirebilirsiniz, tartışabilirsiniz, bunların hepsi mümkündür, yani saygı kuralları içerisinde, adap çerçevesinde, geleneklerimiz çerçevesinde bunların hepsini yapabiliriz ancak sonuçta hepimizin tek bir hedefi olmalıdır. Alucra ve Alucralılık paydası ve potası altında, Alucra’nın geliştirilmesi kalkındırılması ve hizmet edilmesi, bunun dışındakiler bir tarafa bırakılmalı, amaç ve hedef olumlu olursa yapılamayacak bir şey yoktu, gidilemeyecek hedef yoktur. Bakın; Refik Bey, Bulutçu ailesi Alucra’nın en saygın ailelerinden birisi en köklü ailelerinden birisi bunu hepimiz biliyoruz. Şimdi bu saygınlığına tekrar bir saygınlık katıyor ve bu kuşaklar boyu konuşulacak, bittiği zaman herkes konuşacak ve takdirle anacaklar, şükranla anacaklar, yad edecekler tıpkı şu anda bizim geçmişteki büyüklerimiz vardı, şimdi edebiyete intikal etmişler. Aklıma geldiği zaman içimizden ılık duygular, sıcak duygular akar, hatta gözlerimiz nemlenir, o kadar güzel şeyler yapmışlardır ki; ya bize katkıları ya bir ailemize katkı sağlamıştır, ya köyümüze yada Alucra’mıza güzel işler yapmışlardır. Ve biz onları gerçekten şükranla yad ederiz. Bu da bunlardan bir tanesidir.
Burada siyaset yoktur. Olmamalıdır, ne başka bir düşünce, nede fiktif yada suni bir ayrılık unsuru vardır. Burada tek bir birleştirici unsur, samimiyet ve Alucra’ya hizmet vardır. Düşüncesi ne olursa olsun, kökeni ne olursa olsun köyü ne olursa olsun geçmişte ne demişse desin, bunların hiçbirinin önemi olmaması gerekir ve bunu samimi olarak uygulamamız gerekir. Yani bir arkadaşımız bir dostumuz yanlış yaptığı zaman bilerek, ya da bilmeyerek çoğunda bilmeyerek olduğunu kanat getiriyorum. Bunu açık olarak konuşmalıyız, bu tartışmaların samimi eleştirilerin olabildiği, söylenebildiği ifade, edilebildiği platformları sağlamamız gerekiyor. Aslında hep söylüyoruz Vakıf bu anlamda bu günü kadar yaptığı hizmetlerde gerçekten öncü bir organizasyon olmuştur. Bu günü kadar emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Şimdi Başkanımız Halil Bey; Halil Beyin başkanlığında, elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz, desteği sağlayacağız Allah yardımcıları olsun, bende şahsım olarak inanıyorum. Bütün Alucralı hemşerilerimiz Halil Bey ve ekibine Alucra’ya vakıf aracılığı ile yapacağı çalışmalara katkıda bulunmaları gerekir ve inşallah olacağız, yani burada çok küçük sıkıntıların çok küçük kaygıların öne sürülerek onlar gerekçe gösterilerek bu ulvi ve bu önemli adımların, hizmetlerin baltalanmaması gerekir, bunda en azından vebalimiz vardır. Hepimiz için vebal ortaya çıkar, ve bu vebalin manevi anlamda söylüyorum herkes üzerinde olumsuz katkısı olur.
Şimdi Alucra Meslek Yüksek Okulu’nun kuruluş zamanlarında Sayın Nusret hocamla görüşmüştük Sivas Cumhuriyet Üniversitesi senatosundan karar çıkartma aşamasında çok zorlandık Rektör bölüm açmak istemiyordu. Gerekçeleri vardı. Şu an gerekli değil altyapısı yok, Şebinkarahisar çok yakın ne ihtiyacımız var, beceremezsiniz, geliştiremezsiniz gibi olumsuz gerekçeler sundu. Sonra bizde Cumhuriyet Üniversitesi'ne Maliye Bakanlığı kanalı ile ilave katkılar sözü vererek, bölüm açılma kararını çıkardık. Burada sağ olsun Nusret hocamızın elbette büyük liderliğinde oraya gelen değerli Alucralı büyüklerimizin sayesinde yaptık.
Bundan sonra önümüze çıkan bence ikinci problemin kesinlikle aşılması gerekir. Giresun Üniversitesi kurulduktan sonra, Giresun‘un tüm ilçeleri yüksek okul için atağa kalktılar hızla hareket eden bu pastadan çok daha büyük pay alır. Hızlı hareket eden öne geçer. Öne geçtikçe daha çok öğrenci gelir, öğrenci neyi tercih eder, kampüs alanı, yurt olanakları, sosyal tesisler, halkın katkısı ve ilgisi, sosyal faaliyetler ve bunlar için uygun alt yapı, dolayısı ile bizde daha çok öğrencinin Alucra Meslek Yüksek Okulunu tercih etmesi için gereken adımları çok ama çok hızlı atmalıyız. Hızlı atmalıyız çünkü diğer ilçeler sonuçta bize rakipler, Çamoluk’a bile şu anda yüksek Okul kurulma çalışmaları çok hızlı bir şekilde devam ediyor.
Giresun’un bütün ilçeleri sonuçta Alucra’ya rakip rekabetin olması son derece doğal, ayrıca kaliteyi de artırır. Ama biz hızımızı çok kısa bir sürede artırmalıyız. Yani vitesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Önümüzde bir fırsat var. Gelecek kuşaklara bizleri saygıyla, gururla, onurla anabilecekleri bir hatıra, bir eser bırakmak için… Hiç kuşku duyulmaz hangi açıdan bakarsanız bakın, böyle bir yatırıma yapılan katkının, maddi manevi hangi açıdan bakarsınız bakın gurur verici, onur verici olduğu tartışmasızdır.
Öncelikle kendi açımdan elbette gerek şahsım olarak, gerekse bulunduğum mevki olarak, devletin olanakları açısından gerekeni yapmaya söz veriyorum. Hepimiz burada yarışmalıyız. Sayın Refik Bulutçu sağ olsun, "ben bir bloğu yapacağım" dedi çok onurlu bir adım attı. Bir bloğu finansmanını üstlendi hızlı bir şekilde adım atarak başladı. 2.bloğun eksiklerini de tamamlarım diyerek meydan okudu aslında… Olumlu anlamda tabiî ki güzel bir şey şunu da söyledi. Benden daha zengin olanlar var biliyorum dedi. Birini ben yapıyorum ikincisini de eksik olanını da tamamlayacağım dedi. Alucralılara imkânı olanlara sizde katılın anlamında olumlu bir meydan okumadır. İnanıyorum ki imkânı olan tümü Alucralı hemşirelerim samimi akılcı ve cesur meydan okumanın karşısında kayıtsız kalmayacaklardır. Gerekeni yapacaklardır. Gerekeni yapmamak gibi bir seçeneği düşünmeyi bile istemiyorum. Refik Bey; inşallah ikincisi için size gerek kalmayacak A2.Blok hatta B1 ve B2 blokları Alucralılar tamamlayacak, size gerek kalmayacaktır. Eğer altyapımız müsait olsaydı şu anda Giresun Üniversitesi senatosu üç fakülte üç tanede 4 yıllık Meslek Yüksek Okulu kararını çıkarttı, yök den geçirdi Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşüyoruz, şuanda 150 ye yakın talep var ama sağ olsun bizim taleplerimiz kabul oldu. Devlet Planlama Teşkilatı da olumlu buldu, Maliye bakanlığından sonrada Bakanlar Kurulu kararı çıkacak, keşke altyapımız olsa idi bu listeden bir veya iki fakülte Alucra’mıza alabilseydik. Bu hiç sorun değil, yani o kadar kolay ki bizim için şu anda altı tanesini bir kalemde kurduk. Birçok il hiç birisini kuramıyor. Alt yapısını tamamlayalım, yurtlarımızı bitirelim, Alucra’mıza Fakültelerimiz hazırdır, buradan bunun sözünü veriyorum. Öğrenci sayısı 500’ü geçen yerlerde Kredi Yurtlar Kurumu’na yurt yaptırabiliyoruz. İnşallah bu yıl 600’ü geçecek öğrenci sayımız. Sizlere bir yurt sözü veriyorum. Hemde içinin tüm donanımını yaparak... Şimdi burada katkıda bulunacak, katkı sağlayacak tüm hemşerilerimize şimdiden teşekkür ederim. Binalarımızın içlerinin donamını için devletin yapması gereken her şeyi yapacağım. Vekilin konuşmasından sonra konuklar para bağışında bulundu. Tabiî ki bu bir başlangıç ileriki zamanlarda yapılacak olan bağışları yayınlamak dileklerimizle…. YAPILAN BAĞIŞLAR NURETTİN CANİKLİ 20.000 YTL AHMET DOKUMACI 15.000 YTL MUSTAFA AÇIKEL 15.000 YTL MUSTAFA PAÇA 10.000 YTL HAKKI KÖZLEME 10.000 YTL HALİL İBRAHİM GÜLAL 6.000 YTL MUZAFFER DANALIOĞLU 5.000 YTL ALİ AĞCA 5.000 YTL ARİF BABA 5.000 YTL ALİ AYDIN 3.000 YTL RÜSTEM DİNDAROL 2.500 YTL MEHMET GÜLAL 2.000 YTL MURAT KONUKÇU 2.000 YTL MUSA COŞKUN 2.000 YTL ÖMER DEMİRAĞ 1.000 YTL ÖMER KORKMAZ 1.000 YTL EKREM TAŞBAŞI 1.000 YTL Alucra Meslek Yüksek okulunun her toplantısı,her yapılan bir çalışma www.alucra.com sitesi için öncelik taşıyacaktır. Meşale yakılmıştır.Eğitim için yarış başlamıştır,artık geri dönüşü yoktur. Bu yolda çalışmak için bu fırsatı kaçırmayın.. Selim Dolu www.alucra.com
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 698 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |