Bu zamana kadar yazdığı destanlarla tanınan Ozan Arif, son zamanlarda Karadenizlilerin ne kadar vatanperver olduğunu, dinine, bayrağına, milletine, ülkesine, ülküsüne, laik ve demokratlığına bağlı olduğunu belirten, "Plan yapmayın plan" adlı bir destan yazmış.
Karadenizli olması hesabı ile bu destanı gören türkücü İsmail Türüt eseri alıp okumuş. Çok ta güzel okumuş.
Arkasından internet kurdu biri veya birileri, yada Karadeniz Bölgesinin bu denli vatan ve milletine bağlılığını çekemeyenler, milliyetçilik ve ulusalcılıktan bahsedilmesinden hoşlanmayanlar oturup bir takım resimleri türkünün üstüne bindirerek bir klip hazırlamış. Klipteki görüntülerden Karadeniz manzaraları hariç diğerlerinin hiç birisine katılmıyorum.
Ayrıca bölücülük ve kışkırtıcılık anlamına gelecek böyle bir versiyonu da kınıyorum.
BU görüntülerden sonra bir kaşık suda fırtanalar koptu bu iki insan neredeyse vatan haini ilan edilecekti. Ozan Arif ve İsmail Türüt bu gün (19 Eylül 2007) Cumhuriyet Savcısının karşısına çıkıp kendilerini savundular.
Bu iki insanın bu işte dahli olmadığı halde onlara söylemediğini bırakmayan insanlarımız, bu iki insanın daha önce yazdığı destanlarla, okuduğu türkülere baksalardı onların ne kadar insancıl ve insanların tümünü dil, din, ırk, mezhep, renk,ad ve soyadlarına bakmaksızın sevdiklerini anlayacaklardı.
Mesala İsmail Türüt'ün, daha önce söylediği bir türküde, " Hakkaride biri üşüse, kendimi donuyor sanırım. Tuncelide birinden bir damla kan aksa kanım çekilmiş sayarım. Edirnede biri aç olsa içerim sızlar, Egede, Konyla'da biri susuz kalsa kendimi Kerbela'da sanırım" dizeleri akıllarına gelir ve bu kadar fırtınayı koparmazlardı.
İşte bu nedenle ve bunları bildiğim ve benim kıblem insan olduğu için bu destana ve türküye imzamı koyuyorum.
Mustafa DOLU
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır